Press review (Turkish): Gel mutluluk ve infilak et! Mahmud Derviş’in “Gazze için sessizlik” adlı kitabı yine gündemde

Sekiz ay oldu yayımlanalı ve hala ses getirmeye devam ediyor Mahmud Derviş’in değerli kitabı. Radikal Kitap’ın 15 Ocak tarihli sayısında çıkan eleştirinin bir kısmını dikkatinize sunuyorum aşağıda. Linkini verdiğim eleştirinin tümünü okumanızı tavsiye ederim:

 

Radikal Kitap: Gel mutluluk ve infilak et!

“Düşlerinle birleşmeden gerçek senin bir parçan olamaz” diyen Derviş, karamsarlığa kapılmak yerine, aydınlık düşler kurmayı yeğler. Çünkü yurdunu kaybetmiş olmayı hiçbir zaman kabullenmez ve “gökyüzü yakın, zafer uzak” olsa da ülkesinin geri alınacağı umudunu hep taşır. Ona göre “Ümitsizlik ölümün ikiz kardeşidir.” Bütün Filistinliler için de böyledir bu. Sürgündeki Filistinlilerin işgal altındaki vatanları için duyduğu özlemi şu anekdotla çok etkileyici bir biçimde yansıtır: “Bir arkadaşımın Beyrut’ta yaşayan babası, Yafa bahçelerindeki limon ağaçları çiçek açtığında onların kokusunu duyabiliyorum demişti, ölmeden biraz önce. Abartmamış.”


Yurda geri dönüşten sonra ise kendi yurdunda ikinci sınıf insan sayılmanın, aşağılanmanın acılarını yaşamış olan şair, kendi kendine sormuştur: “Hangi durum daha acıdır? Başka bir ülkede mi, kendi ülkende mi sığınmacı olmak?” Çünkü toprakları, oralara yerleştirilen Yahudi göçmenlerce ekilip dikilmeye başlanan Filistinliler, kendi topraklarındaki kamplarda mülteci durumuna düşmüşlerdir. Kimilerinin tarlalarına da mayın döşenmiştir ve eğer mayınlı tarlalara basıp sakatlanır ya da ölürlerse sorumluluğun kendilerine ait olduğunu belirten belgeler, Derviş’in deyişiyle “ölümlü izin kağıtları” imzalatılmıştır. Bir yerden bir yere gitmeleri izne bağlıdır. 

(…)

Derviş’in düşmanlığı ve nefreti İsrail halkına karşı değil; İsrail hükümetinin güçlünün haklılığı yönündeki uygulamalarına, izlediği işgal, baskı, şiddet ve cinayet politikalarına yöneliktir. İsrail hükümetinin dünya kamuoyunu yanıltma çabalarına, yalan propagandalarına dikkati çeker. Derviş, şiirlerinde görüşlerini ve tutumunu açıkça ortaya koyup İsrail’i sert biçimde eleştirmediği için kimi eleştirmenlerin kendisinden hesap sorduğuna, ancak işgal altındaki ülkesinde kalabilmek için böyle davranmak zorunda olduğuna değinir. Aksi durumda davranınca da Yahudi düşmanlığı/antisemitizmle suçlanacaktır. Bu konuda, “şiir hem anlatır hem anlatmaz” der. Gerçekliği hiçbir zaman göz ardı etmeyen Derviş, bazıları gibi, hamasete yönelmez ve bu yöndeki görüşlere katılmaz.

Örneğin, işsizlik ve açlıkla boğuşan Filistinlilerden, İsrail kentlerine çalışmaya gidenleri suçlamaz. Yılbaşı kartpostallarında bile arka planında silahların göründüğünü vurgulayan şair; bu durumda, yine de geleceğe, kurtuluşa olan inancını yitirmez, iyimserliğini korur. Tarihlerinin “avret yerleri kadar görünmeyen ve korunan her şeyini” yaşatmaya çalışır. “Kalbinde taşınan bir vatan “ için şiirler yazar ve haykırır: “Gel mutluluk ve infilak et!”

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=974944&Date=20.01.2010&CategoryID=40


About this entry